5 Kasım 2008 Çarşamba

kızımız da pek yetenekliymiş maaşallah

insan büyüdükçe kullanmadığı insanî yetenekleri köreliyor. insan ilişkilerinde başarılı olabilme yeteneği mesela. ya da arkadaş edinebilme yeteneği.

yeni bir arkadaş kolayca gelmiyor çünkü hakikaten emek isteyen bir iş. (daha dün bir, bugün iki arkadaşlıklarını konu dışında tuttuğumuzu söylememe bilmem gerek var mı?) nasıl bitkiler büyümek için su isterse, insan ilişkilerinin olgunlaşması için de zaman gerek azizim. burda bir soluklanıp, zihnime yeni bir pencere açıyorum ve şunu diyorum: sanki küçükken bir arkadaşlığı büyütmek için gereken süre daha mı azdı ne?

insan büyüdükçe nasıl arkadaş edinir ki?
bence en güzel ilişkiler tesadüfler ve olasılıklar temeli üzerine kurulu olanlar. senin özel bir çaba harcamadan rastgele tanıştığın insanlar. ne bileyim, çok istersen şans de, beğenmezsen kader de, inanmıyorsan tesadüf de falan. ben misal, "olacağı varmış demek ki" diyorum.

neyse, ben en iyisi kitabıma (halen kara kitap devam ediyor), müziğime (günlük hayatta insanlardan soyutlanmak için güzide nağmeler) filmime (ilüzyonunun babasını filmler yapıyor) döneyim.

zaten eğer biri gelirse beni muhakkak uyandırır.

Hiç yorum yok: