
geçen akşam dolmuş duraklarına b. ile beraber yürüdük. hava buz gibiydi ve donduk. dolmuşa bindik ve muhabbete koyulduk. o sırada arkamızdan bir kız bana "acaba ıslak mendiliniz var mıydı?" dedi. (burda kızın soruyu b.'ye değil de direk bana yönelttiğine dikkatinizi çekerim) b. ordan hemen atıldı: "tam adamına sordunuz!" hemen çıkardım verdim kıza ıslak mendili. sonra b.'yi bir gülme aldı ki yol boyu susturamadım. önce o sordu bana: "bak mesela, niye bana sormadı da sana sordu? ha, bir düşün istersen" falan dedi. düşündüm, gerçekten niye bana sordu? yanında aynı anda hem normal mendil, hem ıslak mendil, hem de bilimum hijyenik kolonyalı mendiller taşıyan bir tipim mi vardı acaba?
aslında benim ömrüm millete hep mendil yetiştirmekle geçti. lisede her gün herkes benden mendil isterdi. aradan yıllar -dikkat çekerim, yıllar!-geçtikten sonra millete kızmaya başladım. artık yanıma mendil için gelenlere bağırıyordum. belli bir zamandan sonra bu davranışım ben hariç herkesi korkutmaya başladı. adeta iki farklı karaktere sahiptim. ikincisi sadece "mendil" mevzubahis olduğunda ortaya çıkıyordu. şimdi düşünüyorum da kıytırık bir mendil üzerinden kendimi tanımlamışım resmen! yuh bana!
bu olayın üstüne bu konuyla ilintili iki şey daha yaşadım. bunlar birer işaret mi? aman yarabbi!
aslında benim ömrüm millete hep mendil yetiştirmekle geçti. lisede her gün herkes benden mendil isterdi. aradan yıllar -dikkat çekerim, yıllar!-geçtikten sonra millete kızmaya başladım. artık yanıma mendil için gelenlere bağırıyordum. belli bir zamandan sonra bu davranışım ben hariç herkesi korkutmaya başladı. adeta iki farklı karaktere sahiptim. ikincisi sadece "mendil" mevzubahis olduğunda ortaya çıkıyordu. şimdi düşünüyorum da kıytırık bir mendil üzerinden kendimi tanımlamışım resmen! yuh bana!
bu olayın üstüne bu konuyla ilintili iki şey daha yaşadım. bunlar birer işaret mi? aman yarabbi!
birinci olay:
ertesi gün amfide bana yer tutmasını söylediğim arkadaşım m.' nin yanına oturduğumda sıranın üzerine ceplerimi boşaltmaya başladım. (montun cebi çuval gibi neyseki) cebimden antibakteriyel ıslak mendil çıktı. m. hemen atıldı ve antibakteriyel yazısını gözüne yaklaştırarak defalarca okudu. bana gösterdi, tekrar güldü, tekrar gösterdi. sinirle kaptım elinden paketi, attım çantama.
ertesi gün amfide bana yer tutmasını söylediğim arkadaşım m.' nin yanına oturduğumda sıranın üzerine ceplerimi boşaltmaya başladım. (montun cebi çuval gibi neyseki) cebimden antibakteriyel ıslak mendil çıktı. m. hemen atıldı ve antibakteriyel yazısını gözüne yaklaştırarak defalarca okudu. bana gösterdi, tekrar güldü, tekrar gösterdi. sinirle kaptım elinden paketi, attım çantama.
ikinci olay:
hani bahsettiğim ilkokul arkadaşım vardı ya (kader bizi tekrar buluşturmuştu hani) onunla karşılaştık yine. tam konuşuyorduk, çantasının ön gözünü açtı telefonunu çıkartmak için. o sırada gözüme bir şey ilişti. o da nesi?! ıslak mendil! (hatta buraya milyonlarca ünlem koymak istiyorum) hemen dedim ki: "aa sen de hala mendil taşıyorsun!" o da bana dedi ki: "ayıpsın! tabii ki hala taşıyorum!" işte birbirimize böyle bol ünlemli cümleler kurduk. hatta iki dakikada lisedeyken milletin ondan da mendil otlandığını öğrendim. gerçi o benden daha akıllıymış ve durumun ayırdına daha erken varmış ama olsun. artık birbirimizi bulmuştuk. resmen, ortak noktaları çıkan komik kadınlar gibi birbirimize "aa bende!" gibisinden sözler ettik.
hani bahsettiğim ilkokul arkadaşım vardı ya (kader bizi tekrar buluşturmuştu hani) onunla karşılaştık yine. tam konuşuyorduk, çantasının ön gözünü açtı telefonunu çıkartmak için. o sırada gözüme bir şey ilişti. o da nesi?! ıslak mendil! (hatta buraya milyonlarca ünlem koymak istiyorum) hemen dedim ki: "aa sen de hala mendil taşıyorsun!" o da bana dedi ki: "ayıpsın! tabii ki hala taşıyorum!" işte birbirimize böyle bol ünlemli cümleler kurduk. hatta iki dakikada lisedeyken milletin ondan da mendil otlandığını öğrendim. gerçi o benden daha akıllıymış ve durumun ayırdına daha erken varmış ama olsun. artık birbirimizi bulmuştuk. resmen, ortak noktaları çıkan komik kadınlar gibi birbirimize "aa bende!" gibisinden sözler ettik.
işte o beni hala anlıyordu.
insanlar nasıl değişmez onca yıl? ya da uzak mesafelerde olsalar bile nasıl olur da aynı yöne evrilirler, hem de hiç ama hiç görüşmedikleri halde? ilginç.
neyse. hepsini geçtim. benden artık kimse mendil istemiyor. henüz beni tanımadıkları için heralde. kendimi saklayabildiğim kadar saklayacağım. gerçi nasıl olacaksa? yüzümden anlayıp beni gene buluyorlar.
insanlar nasıl değişmez onca yıl? ya da uzak mesafelerde olsalar bile nasıl olur da aynı yöne evrilirler, hem de hiç ama hiç görüşmedikleri halde? ilginç.
neyse. hepsini geçtim. benden artık kimse mendil istemiyor. henüz beni tanımadıkları için heralde. kendimi saklayabildiğim kadar saklayacağım. gerçi nasıl olacaksa? yüzümden anlayıp beni gene buluyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder