10 Kasım 2008 Pazartesi

astral seyahatler

bazen tavanı açık ya da bir duvarı olmayan bir evdeymişim gibi geliyor. sürekli bir üşüme hali. zaten kış da geldi nerdeyse. gitgide içim soğuyor.

daha önce gitmediğim bir yere gitmek istiyorum. kalabalık olmasın. sessiz ve sakin olması tercih sebebidir. tanımadığım insanlar olsun. kimse kimseyle ilgilenmesin. hatta dilini bilmediğim insanlar olsun. rüyalarımda hep böyle oluyor.

birine "hadi gel şuraya gidelim. hemen şimdi!" dediğimde "olur tamam! hemen çıkıyorum!" desin. yani böyle bir insanı ben ömrü hayatımda görmedim. ya evi uzaktı, ya ankara trafiği vardı, ya da bir işi. gerçi düşünüyorum, biri bana aynı şeyi sorsa hiçbir manim olmasa bile en azından kesin "benim banyo yapmam gerek ama" derim. "banyo yapmadan çıkamam. bekler misin beni?" derim. "tabi ya ayıp ettin, iki saat sonra şurda buluşuyoruz o zaman. aç gel, yemek yiyelim" der o da.

bu konuşmaların kendi yarattığım kurguda olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?

Hiç yorum yok: