staj yaptığım fabrikada izmirli bir öğrenci arkadaş var. birkaç gün önce sohbet sırasında nereden laf açıldıysa açıldı, konu klorak denen temizlik maddesine geldi. ben klorak denen şeyi hayatımda ilk defa, bir ay önce izmir'e gittiğimde görkem'den duydum. "o ne öyle?" dedim, bana öyle bir şaşkınlık ifadesiyle "nasıl yani, bilmiyor musun?" dedi ki, ben hayatımda böyle bir şey görmedim. sanki bütün dünya biliyor da, ben çok önemli bir şeyi kaçırmışım gibi hissettim. "yok, bilmiyorum" dedim. gerçekten mi diye diretti. ya valla bilmiyorum, klorak ne ki dedim, sonra annesine seslendi, anne, bak klorak'ı bilmiyor dedi. hani böyle çamaşır yıkarken kullanırsın, sarı şişesi var falan diye uzunca anlattı. yok, bilmiyorum dedim. anlatışından çamaşır suyu gibi bir şeyden bahsettiği sonucuna vardım. ankara'da yok öyle bir şey dedim. nasıl yok diye hayret etti falan. klorak'ı öyle bir anlatıyor ki, sanırsın dünyanın en mükemmel deterjanı. yok valla, biz çamaşırı onsuz yıkıyoruz, gayet de temiz oluyor dedim. sonra beraber markete gittik ve bana klorak'ı gösterdi. üzgünüm ama bu sizin izmir yöresinin deterjanı dedim, bizim oralarda yok. sonra internetten araştırdık, klorak dediğin bildiğin çamaşır suyuymuş arkadaşım ya. sahibi bir girişimcilik örneği göstermiş, adam bütün ege yöresini ele geçirmiş, helal olsun.
ne diyordum, stajdaki izmirli arkadaşla bu klorak muhabbeti geçti ve kendisini bir türlü klorak denen şeyin çamaşır suyu olduğuna ikna edemedim. illa farklı bir şey olduğunu iddia ediyor.
vay anasını ne klorakmış yahu.



