ingiltere tottenham'da olan ayaklanmaları internet üzerinden takip etmeye çalışıyorum. ilk başta ne olduğunu kimse pek anlayamadı, halen de tam olarak anlaşılabilmiş görünmüyor. ben birbirinden farklı şeyler söyleyen yabancı haber kaynaklarına denk geldim. her biri olayı farklı bir şekilde ele almış ve olayların amacını farklı şeylere bağlamış. başta siyahilerin ayaklanması dediler, sonra müslümanlar da katılınca göçmenlerin ayaklanması oldu, sonra beyazlar da katılınca fakir ingilizlerin başkaldırısı dediler, sonra on altı yaşındaki gençler katılınca anarşist toplulukların işi oldu falan filan. sonuçta tam olarak kimin işi ya da ne amaçla ayaklanılmış pek belli değil gibi duruyor; polis baskısı, yönetim, hükümetin tavrı, ırkçılık deniyor. ilerleyen günlerde meseleyi değişik katmanlarda inceleyen yazılar göreceğiz mutlaka, ben de o zaman bilgileneceğim biraz. benim şu anki bilgilerimizle dikkatimi çeken başka bir şey oldu: ingiltere'de şimdi yaşananları ortadoğu'daki ayaklanmalarla özdeşleştirenler var. son derece sevimsiz ve aşağılayıcı bulduğum "arap baharı" tabirini kullanarak; tunus, mısır, suriye'nin ingiltere'deki gençleri harekete geçirmede etkili olduğunu söylüyorlar. bence burada durup bir düşünmek lazım. çok şey bildiğimi söylemiyorum ancak ingiltere'de olanları orta doğu'daki isyanlarla yan yana koyma romantikliği gerçekten çok komik. tottenham'da olan ayaklanmaların siyasi sloganı nedir, bir kere önce ona bakmak lazım. şu ana kadar ben bir slogan görmedim. ortadoğu'daki olaylarınsa daha ilk andan itibaren bir derdi vardı (halen var). eğer ingiltere'deki olaylar ekonomik kaynaklı dertler ve yaşam koşulları nedenliyse, hükümete ve polise yönelikse niçin sosyoekonomik seviyesi düşük, ağırlıklı olarak göçmenlerin yaşadığı yerlerde yağmalamalar yapılıyor, onu da anlamış değilim. zaten kıt kanaat geçinen, bulup buluşturup bakkal, market, dükkan açan adamın dükkanını başına yıkarak neyi protesto ediyorlar onu da anlamış değilim (burada bilmiş bir tavır yok, gerçekten anlamadım). televizyonda gördüm, tipinden pakistanlı hindistanlı olduğu anlaşılan, dükkan sahibi yaşlı kadın "bunu niye yapıyorlar bilmiyorum" diye ağlıyor. eğer protestocuların eylemleri siyasi tabanlıysa, bu dükkan sahibi kadın gibileri de yanlarına alıcı bir ideolojileri olması gerekmez mi? protestocular bu yaptıklarıyla, hükümet tarafından benzer yaklaşıma maruz kalan göçmenini, siyahisini, fakirini vs. bunları kendilerine düşman etmiyorlar mı? ortadoğu'daki isyanda hükümet yanlısı gruplar olsa bile halk biraradaydı. üstelik bu derece bir yağmalamayı da gördüğümüzü hatırlamıyorum.
geçtiğimiz dönem avrupa birliğini anlatan bir seçmeli ders aldım. bir dönemlik psikoloji dersi alıp da psikoloji yorumları yapan ukala öğrenciler gibi, ya da efendime söyleyeyim 101 kodlu felsefe dersini alıp da felsefe üzerine ahkam kesen kendini bilmezler gibi olmak istemem. ama dersten öğrendiğim bir şey varsa, o da göçmen birinin dünyada en rahat yaşayabileceği yerin ingiltere olduğudur. sosyal devletin en iyi örneklerinden biri ingiltere'dir ve bu sosyal devlet göçmenini diğer ülkeler gibi ötekileştirmez. herkes kendi kültürünü istediği gibi devam ettirir, kendi dini inancını rahatça yaşar. sonracığıma eşcinsel korkusu en az olan toplumlardan biridir falan. böyle bir sürü şey sayılabilir. bütün bunların ötesinde bir sürü göçmenin işsizlik maaşı aldığını duymuştum (buraya bir soru işareti koyuyorum, yanlış olabilirim).
şimdi durum böyleyken ingiltere'de halk bir şeyler istediği için ayaklanıyorsa, bu ayaklanma ortadoğu'dakiyle bir tutulamaz. üstelik seçtikleri yöntem de her şeyi ateşe verme üzerine kurulu. hal böyleyken "ingilizlerin bu onurlu mücadelesinde" diye başlayan cümleler kurmak ortadoğu'ya ayıp. "onurlu mücadele mi?!" diye sormak istiyorum. üzgünüm ama bu tarz bir yakıp yıkmaya methiyeler düzmek, ancak 15 yaşında bir anarşistsen kabul edilebilir.
geçtiğimiz dönem avrupa birliğini anlatan bir seçmeli ders aldım. bir dönemlik psikoloji dersi alıp da psikoloji yorumları yapan ukala öğrenciler gibi, ya da efendime söyleyeyim 101 kodlu felsefe dersini alıp da felsefe üzerine ahkam kesen kendini bilmezler gibi olmak istemem. ama dersten öğrendiğim bir şey varsa, o da göçmen birinin dünyada en rahat yaşayabileceği yerin ingiltere olduğudur. sosyal devletin en iyi örneklerinden biri ingiltere'dir ve bu sosyal devlet göçmenini diğer ülkeler gibi ötekileştirmez. herkes kendi kültürünü istediği gibi devam ettirir, kendi dini inancını rahatça yaşar. sonracığıma eşcinsel korkusu en az olan toplumlardan biridir falan. böyle bir sürü şey sayılabilir. bütün bunların ötesinde bir sürü göçmenin işsizlik maaşı aldığını duymuştum (buraya bir soru işareti koyuyorum, yanlış olabilirim).
şimdi durum böyleyken ingiltere'de halk bir şeyler istediği için ayaklanıyorsa, bu ayaklanma ortadoğu'dakiyle bir tutulamaz. üstelik seçtikleri yöntem de her şeyi ateşe verme üzerine kurulu. hal böyleyken "ingilizlerin bu onurlu mücadelesinde" diye başlayan cümleler kurmak ortadoğu'ya ayıp. "onurlu mücadele mi?!" diye sormak istiyorum. üzgünüm ama bu tarz bir yakıp yıkmaya methiyeler düzmek, ancak 15 yaşında bir anarşistsen kabul edilebilir.





