bugün havluları evin içindeki çamaşırlığa asarken burnuma güneş yağını andıran bir koku
geldi. bunun üzerine zihnimde plaj, kumsal, deniz ve dalgalar çağrıştı. tam o anda bir dalganın
altında kalıyormuşum gibi hissettim. göğsümde bir ağırlık vardı ve derin bir nefes aldım. evet,
dedim, hissettiğim şeyi bu betimleme hemen hemen karşılıyor: dalganın altında kalacakmış gibi
olmak. ne yapsam da göğsümün sıkışmasını tanımlayacak bir benzetme bulsam gibi bir arayış
içinde değildim. ucuz ve ağlak edebiyat da olmasın, tamam ama ne yapayım, şu andaki ruh
halimi az çok anlatan bu. az sonra bir dalga üstümden geçecekmiş gibi
hissediyorum. iki sene önce bugünü düşündüğümde önümde duran gelecek alternatiflerinin
üzerini çizmek durumunda kalıyorum ve bu beni çok üzüyor. annemin
hastalığına mı daha çok üzülüyorum yoksa bu durumdan dolayı elimin kolumun bağlanmasına
mı bilmiyorum.
kafamda hep gitmek istediğim bir yer illa var ve her birine değişik insanların
dahil olduğu değişik hayallerim var. kafamdaki fotoğrafı seyrediyorum ve bu bazen bana huzur
veriyor, bazen de kalbimin korkuyla atmasına sebep oluyor. kalbim hızlı atıyor, geriliyorum, bir
şey düşünemiyorum, kötü düşünceler beynime hücum ediyor. kek yapıyorum, kurabiye
yapıyorum, yemek yapıyorum, biraz geçiyor ama sonra yine geliyor. temizlik yaptım, kopan
düğmeleri diktim, ders notlarını konularına göre zımbalayıp şeffaf dosyalara koydum ama
sıkıntım geçmedi. uzmantv'de hamur nasıl açılır videosu seyrettim ama sonra gözüm yemedi.
hem zaten bir şey yapsam yiyecek insan yok ki. nevresimleri değiştirdim, bulgur ve pirincin
olduğu çekmecede etrafa saçılan bulgur ve pirinç tanelerini temizledim, aynı anda okumaya
çalıştığım kitapların hepsinden iki sayfa okuyup bıraktım. çantama tıktığım buruşturulmuş
fişleri, faturaları çöpe attım. bütün bunları yaptım ama sıkıntım yine geçmedi.
beynimiz bize ne oyunlar oynuyor. var olmayan bir güneş yağı
kokusu beni nerelere getirdi? sonra dalgaları düşününce aklıma şu albüm resmi geldi. sanki ben
de her şeye bir camın ardından bakıyor gibiydim. bir yerde güzel, ilham verici bir hayat var
ama ben gerçekliğinden emin değilim, sorguluyorum ve koşullar elvermediğinden yanına
gidemiyorum.
