cumartesi gecesi güvenpark'ın karşısındaki kaldırımda bir teleskop duruyordu. merak ettim ve temkinli bir şekilde teleskobun olduğu yöne doğru yaklaştım. bir baktım, teleskobun üstünde "jüpiter'e bakış: 50 kuruş" yazıyordu. hemen arkasında da kaldırımdaki sete oturmuş otuzlu yaşlarında bir adam vardı. sonra başımı kaldırıp gökyüzüne baktım. hava acayip sisli. "bu havada hiç jüpiter mi görünürmüş yaee?!" dedim kendi kendime. sorsan, jüpiter'e bakmışlığım yok ama bu havada görülmeyeceğini az buçuk idrak ediyorum. şehrin ortasında, kzılay'ın merkezinde jüpiter'e mi bakılır hem? birazcık komik gibi sanki. sonra bir an tereddüt ettim, baksam mı dedim ama saatin bir hayli geç olmasından ve gecenin bu saatinde yalnız başına bir kızın, sokaktaki adamlarla samimi olmasının tehlikesinden dolayı vazgeçtim (sizin oraları bilmem ama ankara'da 22:30 demek, aman allahım biraz daha geç kalırsam son otobüsü kaçıracağım! demek. memur kesim çoktan pijamalarını giymiş; dişlerini fırçalayıp, yatmaya hazırlanıyor arkadaşım).
ben jüpiter'e bakmadım, yoluma devam ettim; ama yine de bu adamı ankara bilim ve ticaret hayatına getirdiği yenilikten dolayı içimden tebrik ettim. bunca yıllık ankaralıyım, ben daha "jüpiter'e bakış" diye bir şey görmemiştim. gece gece beni gülümsetti, karşıma şehrin rutinini kıran bir şey çıkarmış oldu, hoşuma gidiverdi.
tamam, ben bakamadım ama siz sevgili ankaralılar, siz jüpiter'e bakın. hem belli mi olur; belki bu arkadaş da türev-integral bilen selpakçı çocuktan sonra ikinci bir kızılay fenomeni olur.
tamam, ben bakamadım ama siz sevgili ankaralılar, siz jüpiter'e bakın. hem belli mi olur; belki bu arkadaş da türev-integral bilen selpakçı çocuktan sonra ikinci bir kızılay fenomeni olur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder