büyük bilimsel başarılar, yalnız geçen saatlerin ürünü. masada tek başına geçen saatler gözümde canlandı. bütün o büyük bilimadamlarının yalnız geçen hayatlarını düşündüm. bunu dramatik ya da depresif bir durum olarak değil, sadece somut bir gerçeklik olarak gördüm. masa başında, laboratuvarda, denklemlerin arasında geçen uzun, sonsuz saatler. silip silip başa dönmeler ve tam bitti derken yeniden başlamalar. insanın daha iyi bir seçeneği olsa bütün bunları tercih etmeyeceği aklımdan geçti. belki de insan başka türlüsünü bilmediği için, en iyi bildiği şey bu olduğu için bütün bir ömrü boyunca yoğun tempoda çalışır dedim. peşinden koşacağı başka bir tutkusu olmadığı için. bilimadamlarının hayat hikayeleri çok etkileyici. kimisinin insanlığa yararlı olma amacıyla çıktığı yolda, yıllar geçtikçe amacının kendini kurtarmaya döndüğünü görmek beni etkiliyor. bazı insanların sağlıklı bir psikolojide kalmak için tek yapabildikleri çalışmak ve ben bunu kalpten anlayabiliyorum. hayatımı dolduracak daha büyük bir şey olsa belki bunlar hiç aklıma gelmezdi. keşke buna ihtiyaç duymayacak bir yapıda olsaydım; ancak çalışmanın olmadığı bir yaşamda aklımdan neler geçeceğini hayal etmek bile istemiyorum. max planck, oğlunun birinci dünya savaşında öldüğü haberini aldıktan hemen sonra einstein ile görelilik kuramı üzerine harıl harıl çalışmış. naylonu icat eden kimyacı wallace carothers, intihar etmeden önceki dönemde bir arkadaşına yazdığı mektupta, "şu anda hayatımda beni kimyadan başka tatmin eden bir şey yok." demiş. bilimadamlarının hayat hikayelerini okumak son zamanlardaki uğraşım. bitmeyen çalışmayı hangi motivasyonla yaptıklarını anlamaya çabalarken kendimce edindiğim izlenim, pek az şeyden tatmin oldukları. hep newton'un, einstein'ın adı en meşhur; fakat tarih birçok büyük bilimadamıyla dolu. hepsi de sadece kısıtlı bir çevrede anlaşılan, adı duyulan insanlar. tıpkı yaptığı müzik kimseyle buluşmayan müzisyen ya da yazdığı kitap okuyucu bulmayan yazar gibi çalışmaları hak ettiği ilgiyi görmeden giden birçok bilimadamı var. bu nedenle bilimdeki motivasyonun büyük işler başarmak olmadığını düşünüyorum. insanları çok daha kişisel dertler bu derece hardcore bilime sürüklüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder