uzun süren şevksizlik ve zihin yorgunluğunun ardından vardığım sonuç, insanın kendi hayatını her alanda optimize etmesi gerektiğiydi. bunun o kadar da kolay bir şey olmadığını düşündüm. hayatı optimize etmek ne demekti? mevcut koşullar dahilinde yapabileceğin en iyi şeyi yapmak ve mutlu olmaktı. neden optimizasyon kelimesinin tam olarak bir türkçe karşılığı olmadığını sorguladım. aklıma gelen şey, bizim kültürümüzde tam olarak bu kelimeyi karşılayan bir anlayış olmadığıydı. bizim kültürümüzde kadercilik vardı, tevekkül vardı ama optimizasyon yoktu; bunlar bize uzak şeylerdi. elbette ben de bu kültürden payıma düşeni almıştım ve hayatı optimize etmek üzerine tecrübesizdim. ancak yapmam gereken şey tam olarak buydu.
genelleme yapacak kadar bilgim ve tecrübem yok ancak mevcut durumla oynamamak alışkanlığının doğu toplumlarına özgü bir hali var. geldiğimiz kültürde hem insanın içini rahatlatan "hayırlısı neyse o olsun/her işte bir hayır vardır" öğretisi hem de "ne yapalım kader böyleymiş" diyerek sorumluluktan kurtulma alışkanlığı var. bu yüzden de mevcut durumda yapabileceğin en iyi şeyi yapmak kavramı bize uzak. optimizasyon bizim dilimizde yok; çünkü bilmiyoruz. bu kelimeyi karşılayan bir cümle kurabiliriz ancak kısa yoldan tek bir kelimeyle anlatamayız. internet üzerinden sözlük karıştırmalarımın ardından hemen hemen bütün avrupa dillerinde optimizasyon olduğunu gördüm ancak bunun ne kadarı türkçedeki gibi türkilizce bir kelimedir, elbette bunu irdeleyecek bilgim yok. doğu dillerini de anlayamadığım için hipotezimi geliştiremeyip burada bıraktım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder