the shins'in pink bullets şarkısı benim için çok eskide kaldı. tıpkı bu şarkının bir yerinde dediği üzere, "üzerinden binlerce yaz geçmiş gibi". zaten the shins'in kendisi benim için geride kaldı, yaptığım tek şeyin test çözmek ve arkadaşlarımla kızılay'da pis yerlerde yemek yemek olduğu dönemlerde. bu yüzden olsa gerek kendilerinin yeni albümünü de dinleyesim bir türlü gelmedi. onları zamanında ne kadar sevdiysem, şimdi de kendimden o kadar uzak hissediyorum. yine de bu şarkıyı mp3çalar'dan hiç silmiyorum. arada bir sürü şeyi siliyor, yeni şeyler ekliyor ve mp3çaları güncelliyorum ancak pink bullets hep orada duruyor. onun gibi duran birkaç şarkıları daha var. fakat nedense şimdi içimden bu şarkıları hakkında yazmak geliyor. bir zaman bir yerde ipleri karışan fakat sonradan yolları ayrılan uçurtma imgesini ilham verici buluyorum. insanın aklına bir sürü şey getiriyor. "ipleri kesmek zorunda kaldık". bugün nedense duyduğumda beni tebessüm ettiren, klibini düşününce içime değişik bir his salan bu şarkıyı anmak istedim. ipleri kesmek zorunda kaldık diyor ya, işte şimdi ben de bu şarkıyı aldığım yere bırakıyorum. aslında son derece hüzünlü olan şarkı bende hüzün etkisi bırakmıyor. sadece bir şeyi tatlı tatlı anımsama eylemini çağrıştıyor. geride kalan bir şeyi düşünüyorsun ve sonra yoluna devam ediyorsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder