insanın hiçbir şekilde okuduğu kitaptan, dinlediği müzikten ya da izlediği filmden zevk alamadığı olur mu? oluyormuş. son zamanlarda gördüğüm bir güzelliği takdir edemeyecek kadar uyuştuğumu hissediyorum. şu sıralar kendimi bildim bileli beni beslediğini düşündüğüm şeyler karşısında hissizim. hayattan zevk almıyor değilim; ancak beni ben yapan şeylerden zevk alamıyorum ve bu da beni biraz korkutuyor. zihnimi neyle dinlendirsem, ruhumu neyle beslesem bilemiyorum, yaptıklarım beni tatmin etmiyor. kitaplığımda duran kitapları karıştırıyorum ve vakti zamanında altını çizdiğim yerlere göz atıyorum. evet, güzelmiş diyorum ama bir şey hissetmiyorum. baktığım bir tablo bende derin hisler uyandırmıyor. şevkle okuduğum kitabı yarım bırakıyorum ve bir filmden kolayca sıkılabiliyorum. bütün bunların yerine hayata karışmak daha cazip geliyor ve günlük hayatın akışında kaybolmak istiyorum. evvelden gözlerimi dolduran bir parçayı kayıtsızlıkla dinliyor, kendisini tanıdığımdan beri canım ilk defa marissa nadler dinlemek istemiyor, okumak istediğim kitaplar öylece beni bekliyor. bütün ömrüm boyunca bana ilham veren şeyler şimdilerde ilham vermiyor. bunları yapmak yerine sokakta akan hayatın peşinden koşmak istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder