sansüre karşı yürüyüş'ün istanbul ayağını izleyince ankara adına üzüldüm. ankara'da toplanan kalabalık, istanbul'dakiyle karşılaştırılamayacak kadar azdı. 500 kişi ya var ya yoktu. ben kendi çevremden edindiğim izlenime göre, ankara'da çok daha az insanın toplanmasını bekliyordum; 500 kişi beklentimin bile üstündeydi. tabii ki de benim bu dediğim tahmini bir sayım; ancak daha fazla değildik orasından eminim. yürüyüş de olmadı bizde, durduğumuz yerde durduk. çok az insan vardı ama gelen insanlardaki çoşkulu halden memnun oldum. bir nevi az ama özdük diyebilirim. benim kafamı meşgul eden ise şu: hani nerede katılacağım diyen onca insan? bazıları kendilerine göre nedenlerle katılmayacağını önceden belirtmişti -ki benim çevremde de sayıca bu insanlardan çok- birçok arkadaşım bu tip eylemlerin kendilerine göre işlevsizliğinden, anlamsızlığından bahsedip, katılmayı reddettiklerini söylediler. ben bu görüşe katılmıyorum. yine de kendileri bilirler. bir şeyi eyleme dökmeden "zaten yapsak ne olacak ki?" demek bence kolaya kaçmak. neyse, bu ayrı bir mevzu. benim derdim daha çok "vaktim var, geleceğim" deyip de üşenenlerle. ben böyle bir fiyaskoyu bekliyordum da, olan "ohoo bütün ankara katılıyormuş, çok kişi olacağız" diyen arkadaşlara oldu.
ama şimdi kime sorsan oradaydı. ne de olsa facebook'unda attending yazıyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder