görkem bazen genel anlamda motivasyonunu kaybediyor ve ben onun keyfini yerine getirecek şeylerle ortaya çıkmaya çalışıyorum. geçen gün bana, sen olmasan ne yapardım dedi. son zamanlarda bana söylenmiş en güzel şey buydu, sen olmasan ne yapardım. kendi kendime bunu düşündüm. birkaç gece yatakta yatarken bu cümlenin bana verdiği hissi, benim için ne anlama geldiğini falan analiz etmeye çalıştım. sanırım biri için olmazsa olmaz biri olmak beni tatmin eden bir şeydi. gerçi hangimizi etmez ki? acaba dedim, bütün bu yaptıklarım, çabalarım bunun için mi? birileri için varlığımın sorgulanmaz bir önem teşkil etmesi, sabit eleman olmak, sadık dost olmak falan. bunun altında biraz da kişisel ego tatmini yattığını gizleyemeyeceğim. ama hepsi de yalnızca egodan ibaret değil.
çok uzun süredir herkesin ve her şeyin vazgeçilebilir olduğunu fark etmişken, birinden böyle bir laf duymak beni bir süreliğine gerçekçilikten diğer tarafa (adını bilemedim şimdi. hani böyle daha saf bir inanç hali) kaydırdı. böyle şeylere ne kadar çabuk kapıldığımı fark ettim. güzel sözlerle kandırılmaya son derece meyilliyim ama arkadaşım beni kandırmaz bilirim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder