23 Nisan 2010 Cuma

ankara'da geçen kaç film biliyorsun ki?


bazı şehirler bazı insanlarla kodlanmış beynime. o şehri düşündüğümde o insan geliyor aklıma. hava raporunu dinlerken o şehrin ismi geçtiğinde o kişiyi düşünüyorum. üşüyecek, ıslanacak ya da güneşin altında gezecek tozacak diyorum. binlerce insan var o şehirde. milyonlarca hikaye. fakat ben sadece birini seçiyorum. kalabalığın içinde yanıp yanıp sönüyor onunkisi. ışıklı, fosforlu. hiç görmediğim, bilmediğim yerleri o başkasının ağzından dinleyince görmüş gibi, gezmiş gibi oluyorum. eğer bir gün o yerleri gidip de görürsem, daha önceden bana anlatılmış olan hikayenin üstüne yeni şeyler koymuş olacağım.

bazen bir şarkının içinde bir şehrin ismi geçiyor ve o şehri o şarkıyla anmaya başlıyorum. ta ki daha güçlü bir uyaran bulana kadar, ta ki o şehri başka bir şeyle özdeşleştirene kadar. aklıma ohio geldi şimdi. ohio, carry me ohio'dur benim için. the national'ın yeni albümünde de bloodbuzz ohio isimli bir şarkı var; fakat yeri çoktan parsellenen ohio'nun benim nazarımda sun kil moon'la bağı var.

sonra bazı kitaplar ve şehirler var. hatta o kadar çok var ki say say bitmez. şimdi bunları sayacak değilim. zaten hemen aklıma gelmez ki. düşünmem gerek. nedense canım işin bu kısmını yapmak istemiyor. benim bahsetmek istediğim başka bir şey. filmler ve şehirler.

sonra bazı filmler ve şehirler var. neden bilmem, bazı oyuncularla bazı şehirleri özdeşleştirmişim. bunu fark etmemi sağlayan taner birsel'dir. taner birsel ankara filmlerine yakışan bir adamdır. kaç tane ankara filminde oynadı da buna karar veriyorsun dersen, ben bir tane izledim, o bana yeter arkadaşım derim. itiraf'ta tunalı'da yürüdüğü bir sahne vardır misal. ben orada koca ankara'nın sıkıcılığını taner birsel'in yüzünde gördüm. belki de kendi sıkılganlığımı gördüm. boktan ankara. beni aksi birine dönüştüren bu şehrin sokaklarında yürüyen bir adamın yüzü bana çok şey ifade etti. böyle gözlerinin kenarları kırışan bir adam. ne derler, mana o kırışıklıklarda gizliymiş. ankaralı olan biri değil de, ille de o işte. ben de düşünmüştüm, ankara'da geçen bir film çeksem içinde taner birsel olmalı diye geçmişti aklımdan. işte sırf bu yüzden bile siyah beyaz'ı merak ediyorum. herkes var evet, ama benim için taner birsel ve ankara ikilisi olması yeter.

Hiç yorum yok: