mamüllerimiz günlüktür ve kişiye özeldir
İçimden bir yarışma olsa da katılsak diye bir cümle geçti. Ama bu yarışma eğlenme amaçlı olanlardan olsundu. Mesela kim en uzun süre simiiiiit diye bağırabilecek, on dakika içinde kim en fazla sosisli sandviç yiyebilecek, kim ayağına çuval geçirip en uzağa zıplayabilecek vs. gibisinden yarışmalar. Maksat beraber bir şeyler yapmak, beraber bir şey yaparken o şeyin güzelliğine varmak. Sadece o şeyin mi, her şeyin ve hepsinin.
Sonra aklımdan bir fikir geçti. Sevdiğim insanları bir masanın etrafına toplayıp, onlara güzel güzel yemekler yapmak istedim. O kadar insana yetecek çeşitte yemek yapmayı bilmiyorum ama olsun, öğrenirim ki. Hele onlar geliriz desin, ben çok çalışır, iki günde yirmi dokuz adet yemek yapmayı öğrenirim. Üstüne on dokuz adet tatlı çeşidini bile öğrenirim ki. Gerekirse hiç uyumam. Sonra bunun üstüne bir de hayal kurdum. Sabah oluyor, sevdiğim insanlar mışıl mışıl uyuyor. Ben erkenden kalkmışım, kek yapıyorum. Kekin kokusunu duyan birer birer kalkıyor, odaların kapıları birer birer açılıyor. Öyle güzel bir kek olmuş ki nasıl kabardığını anlatamam. Ocakta çay demleniyor, çayın buharı tütüyor ve ben oyun olsun diye buharın üstüne elimi tutuyorum. Buharın havada süzülüşünü izliyorum. Kekim on dakika içinde bitiyor. Yarın sabah gene yap nolur, diyorlar. Tabii ki de yaparım, lafı mı olur diyorum, siz yeter ki isteyin. Ertesi sabah aynı kekten yine yapıyorum. Bir de o günün şanslı insanını seçmişim, ayrıyeten onun sevdiği kurabiyelerden yapıyorum. Sevdiğim birinin benim yaptığım bir şeyi yerken aldığı keyfi görüyorum. Bunun bu kadar güzel bir şey olduğunu hiç bilmiyordum.
Bence kesinlikle bir yarışmaya katılmalıyız. Bir önerim var, geçen yıl bir yarışma görmüştüm, gördüğüm en güzel yarışmaydı (halbuki yarışmanın güzeli mi olur?). Bu yarışma kağıt uçağı en uzağa kim uçurabilir yarışmasıydı. Kulağa ne güzel geliyor değil mi? Katılan insanları izledim, katılalım diyen insanları dinlemedim. Keşke azıcık dinleseymişim. Ben kağıt uçağı uzağa uçuramam ama bu denememek için bir neden değil ki. Uçuramayabilirim ama takım arkadaşlarıma çok güzel destek olurum. Eğer bu sene bu yarışmanın bir ikincisi düzenlenmezse ben tertip edeceğim. Kendi aramızda kağıt uçak yapar uçururuz, sen merak etme hiç. Ama benim bu önerime karşılık senden şöyle bir yanıt alsam hiç fena olmaz: “Bana böyle güzel önerilerle gelerek beni nasıl mutlu ettiğini anlatmaya kalksam anlatamam.”
Sonra bize ayrılan sürenin sonuna geldik, çalar saat çaldı ve benim bu hayalleri kurma sürem bitti ya, işte o zaman yine içim sıkıldı. Tarifi imkansız bir ağırlık çöktü üstüme. İçimden hiçbir şey yapmak gelmedi. Zaten bir baktım hava acayip karanlık, acayip yağmurlu. Bir de üstüne soğuk mu soğuk. Halbuki daha üç gün önce telefonda dünyanın başka bir yerindeki arkadaşım denize girdiğini söylemişti. Bense sıcak-soğuk ayarını tam tutturamadığım banyoya giriyorum. Ama olsun, bu gece yine aynı hayali kurmayı planlıyorum. Bir de pasta yapasım var.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder