bir zaman makinası olsa, kendi geçmişimde hiçbir ana geri dönmek istemezdim. bunun nedeni dönmek isteyeceğim güzellikte bir zaman dilimi olmamasından değil elbette, insanın kendi geçmişine dönmesini gereksiz bulmamdan, hep gelecek odaklı yaşamamdan. geçmişte ne kadar güzel şey olursa olsun, genel olarak eski zamanlar konseptini depresif buluyorum. önümde uzanan günlerden vazgeçmediğim sürece umutlu bir insanım. ilkgençlik zamanlarını düşünüyorum da artık depresyona girecek gücüm yok, ona bile giremiyorum.
takip ettiğim yerlerden birinde clarice lispector'un near to the wild heart romanından alıntılanan şu kısma rastgeldim: "i must not forget, i thought, that i have been happy, that i am being happier than one can be. but i forget, i’ve always forgotten." tam da yakın zamanda p.'ye buna benzer bir şeyden bahsediyordum. geçmişte bir zaman, çok ufak bir şeyden bile olsa, dünyanın en mutlu insanı olduğumuz anlar var ve bunu yaşayan biziz. şimdiki mutsuzluğumuzun -ya da mutlu olmama hali diyeyim- peşine takılmamak gerekiyor; çünkü bir kere o mutlu olma halini hatırlıyorsak, bir daha niçin aynı ruh haline ulaşamayalım? aslında sorun, o ruh halini ulaşılabilecek bir seviye olarak görmekte yatıyor. nihaî amaç bu olduğunda insan tabii ki de mutsuz olacaktır diye düşünüyorum. bütün bunlar belki kendime ettiğim telkinlerden ibarettir ama zararı yok. bir zaman çok mutlu bir anın içinde olduğumu hatırlıyorum: recuerdo. insan hüzne kapılmadan bu anları çağırmasını bilmeli. bir kere oldu, bir daha niye olmasın diyebilmeli. bunu özlem duymadan yapabilmeli. bir şeyi hatırlamak ile özlemek farklı şeyler ve ben ikincisinden kaçmayı akıl sağlığı açısından gerekli görüyorum. bir insanı özlemekten daha kötü olan bir şey var, o da geçmiş bir zamandaki kendini özlemek. insan kendinin başka bir halini ya da upgrade edilmiş versiyonunu bir kere gördü mü sonsuza kadar zihninden hiç gitmeyecek bir gerçekliğe uyanıyor. kendimin ruhsal olarak daha iyi bir versiyonunun peşinden koşmak sancılı bir süreç. artık o hal çivi gibi beynime çakılı; çünkü bir kere öyle olabildiğimi görmüş bulundum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder