on gün önce yazdığım yazı şimdi anlamsız geliyor. beş gün önce mutlu bir şey yazıp, ardından gelen hafta her şeye kan kusmak oldukça komik. bir öyle bir böyle gidip geliyorsun ve hayat böyle geçiyor. benimki karamsarlık değil ama insanların "her şey çok süper olacak" sözlerine biraz gülüyorum, gülmediğim kısmımla da bu fikrin üzerine kusuyorum. kötü düşünelim ya da hayata küselim demiyorum ama her şey süper olacak naifliğinde olmayı gereksiz görüyorum. bence olmamak gerekiyor ki gerçekleri tahlil edebilelim. sürekli iyimser bir hal, "bir sonraki adımda artık daha kötü bir şey olmaz belki" dileğinden başka bir şeye yol açmıyor. nasılsa iyimseriz ve iyi düşünürsek demiri bile bükeriz. o yüzden şimdi başımıza, başka insanların başına pek hoş olmayan şeyler (kötü değil, hoş olmayan) gelmiş olsa bile pozitif düşünerek bunlardan kendimizi koruyabiliriz. modern zamanda insanların bir kısmı böyle düşünmeye inandırılıyor ve bu en büyük kandırmacaların başında geliyor. işte bu nedenle insanlar sürekli bir kabullenme, kötü şeylere karşı geliştirilen direnç, şaşırmama gibi haller içinde. evrene mesaj yollayarak iyilikleri çekebileceğine inanan insanlar on yaşında bir çocuk olarak hayatlarına devam etmekteler. bunun haricinde bir de sadece kendisinin ve çevresinin mutlu olmasını isteyen benciller var. mutlu olmak denen şeyin bir başına ya da sadece belli bir grupla elde edilemeyeceğinin henüz farkında değiller. herkesin mutsuz olduğu insanlar arasında mutlu olmak istemiyorum. şımarık bir mutsuzluktan bahsetmiyorum. başlarına bir sürü şey geldiği için mutsuz olan bir sürü insan var ve bunları görüp de "her şey süper olacak" diyemiyorum. kendi yazdıklarım bana anlamsız geliyor, yazdıklarım birbiriyle çelişiyor ve eleştirdiğim şeyleri düzeltmek için harekete geçecek gücü şimdi kendimde görmüyorum. gördüğüm zamanlar oldu ama o zaman bu zaman değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder