wounded bird etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wounded bird etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

#17

heather woods broderick'in  from the ground albümünü dinledikçe, kendi kişisel tarihimi dinlediğim müzikleri yan yana koyarak oluşturabileceğimi düşünüyorum. milyon tane farklı şey dinlesem de kendimi dönüp dolaşıp bir tanecik enstrümanıyla bir başına şarkılar söyleyen müzisyenlerin yanında buluyorum. artık pek az kimseyle pek az müziği paylaşıyorum. ergenlik heyecanıyla dinlediğim her şeyi koşup hemen arkadaşlarımla paylaşmak isterken, yaşım ilerledikçe bütün şarkıları kendime saklıyorum. eskiden bir albümün üstüne dakikalarca konuşabilirken, şimdi artık böyle şeyler içimden gelmiyor. bunun asla "sevdiğim şey bana kalsın" bencilliğiyle alakası yok. şunu fark ettim ki, sevdiğim müziklerden bahsetmek aslında çokça kendimden bahsetmek demekmiş. artık bunu istemiyorum. içimi açtığım sayılı insan, ömrümün sonuna dek bana yetermiş gibi geliyor. düşünüyorum, ömrümün sonuna kadar görüşmeyi sürdüreceğim insan sayısı o kadar az ki. duygu durumum sabitlendikçe gerçekliğin önündeki sis perdesi kalkıyor ve iki derece miyop gözlerime rağmen uzağı çok net seçiyorum. 

heather woods brodercik'i bir süredir geceleri dinliyorum, uyurken kulağımda unutuyor ve sabah kalktığımda kaldığım yerden dinlemeye devam ediyorum. beni öyle sakinleştiriyor ki güç aldığım şey gördüklerim karşısında sisteme duyduğum öfke değil, her şeyin hallolabileceğine dair duyduğum inanç oluyor. bir şekilde hep aynı isimlerin çevresinde döndüğümü görüyorum. en önce hangisini dinlemiştim de oradan diğerlerine geçmiştim hatırlamıyorum. şu arkadaş ortamı ne ilginç bir ortam; olafur arnalds, peter broderick, nils frahm, sharon van etten, efterklang ve heather broderick bir şekilde kendimi sevmemi ve kendimi kabul etmemi sağlıyorlar. bu toplulukta heather broderick'in solo müziğini daha önce hiç dinlememiştim. dinleyince hepsini birbirine bağlayan o şeyi bir kez daha gördüm.