noi albinoi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
noi albinoi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2008 Salı

pardon ben kaybolacaktım; kaybolmaya nerden gidebilirim acaba?


milyon tane şey geçiyor içimden. milyon tane düşünce birbiriyle çarpışıyor. beynimin yorulduğunu hissediyorum geceleri. bir de sabahın erken saatleri var ki yeni günün soğuğu yüzüme çarpıyor, bana yaşadığımı hissettiriyor. bazen oksijen burnumu yakıyor, gözlerim yaşarıyor işte o sıra. gözümü kapatıyorum ama soğuk hala suratımda. gözeneklerimden içeri giriyor. ben istemesem bile hava içime dolmaya devam ediyor. demek ki diyorum bir kez daha, doğanın karşısında ne kadar acizsin. sen ne denli güçlü ve kararlı olursan ol (ki ben mi?!) sistem onun yenmesi üzerine kurulmuş. saygı duyuyorum tabiat anaya. bildiğim şeyler arasında bencil olmayan yegane şey.

how to disappear completely polis bey?
bilemiyorum hanfendi bir saniye arkadaşlara sorayım.
...
siz yanlış yola girmişsiniz hanfendi, burası odak notası olmak isteyenlerin yeri.
ha öyle mi? e ama bana sen kafana göre takıl, kimse ellemez demişlerdi?
yanlış demişler hanfendi, burası gösteri dünyası. aha şu da gösteri peygamberi!
e ben vitesi geriye alayım o zaman. bari burdan çıkayım da hiçbiri gerçekleşmemiş olsun. ikimiz de unutalım en iyisi.

bazen tamamen kaybolmak istiyor insan. ben mesela.
yazdıklarımı, çizdiklerimi, karaladıklarımı kaybetmek istiyorum kafam sapıtınca. böylece ben de silinirmişim gibi geliyor. bunu neden istediğime dair kesin cevaplarım yok. yani henüz kendimle yüzleşemedim. eğer imkan olsaydı trene biner bir yerlere giderdim. tren kimsenin bilmediği bir güzergahı izlesin. sadece şanslı bir azınlık olsun içinde, hepsinin içinde de kaybolma isteği olsun mümkünse. neverland gibi bir yere gidelim. ya da hopeland.

bu arada çok güzel hopelandish konuşurum. konuşamadığım zamansa anlarım.

yorganı başına çekip, yatağın içinde karanlığa gömülmek bir nevi kaybolmak değil midir? bence en ilkel saklanma biçimi bu. saklambaç oyunu bir, uyku iki. her insanın hayatta en azından "uykuda kaybolma hakkı" olmalı. ha tabii başka kaybolma hakları da olursa daha güzel olur tabii.

bu yazımızın resmi noi albinoi filminden. (arkadaşım noi diyorum zira çok samimi olduk) onun içindeki kaçma isteğini gösteren bir kare.

biz lisede sinema günleri kapsamında bu filmi göstermek istemiştik. o zamanki görevli hocamız bu filmi beğenmemişti ve izin vermemişti.

ulan iyi ki de beğenmemiş be!