1 Mart 2012 Perşembe

#6

-bir başbakanın yılın hatırı sayılır bir kısmını ülkenin başkentinde değil de başka bir kentte, mesela istanbul'da, geçirmesi son derece tuhaf bir durumdur. o ülkeye dair çok şey bilmeyen biri bile böyle bir durumda istanbul'da başka bir şeylerin döndüğünü düşünebilir. paranın istanbul'dan geldiğini, belediye başkanlığı yarışında niçin istanbul'u almanın diğer şehirleri almaktan daha önemli olduğunu anlayabilir. işte bu yüzden asıl paranın kaynağı şehre daha da para getirecek şeyler dikilir, inşaatlar yapılır, o şehrin içine edilir.
bu kadar tüccar mantığıyla ülke yönetilmez. ülke, meclisin bulunduğu başkentten uzak olarak da yönetilmez (bu arada ne olur ne olmaz: hoşgeldiniz başbakanım).

-chp kurultayında isa gök'e yapılanlar gerçekten çok ayıp. hele de "demokrasi şöleni" yapıyoruz diye yola çıkılan bir kurultayda yapılması hepten ayıp. yalnız ertesi gün kendisine yaklaşık yarım saat kürsüde konuşma hakkı tanınmış. bence bu güzel bir şey. kurultayla ilgili kılıçdaroğlu'nu eleştiren çok, bu ne biçim demokrasi diyen de çok. haklılar. zaten chp'yi ben de desteklemiyorum. yalnız benim de aklıma şu geliyor; aynı şeyin bir akp toplantısında gerçekleşmesi düşünülebilir miydi? düşünsene, tayyip erdoğan'a muhalif biri çıkıyor ve yarım saat boyunca karşısında onu eleştiren şeyler söylüyor. hayalgücümü zorluyorum zorluyorum fakat böyle bir şeyi gözümün önüne bile getiremiyorum.

-dün gece cnn türk'teki tarafsız bölge programını izledim. can ataklı 28 şubat sürecinde milletvekillerinin nasıl zorla istifa ettirildiğini anlatıyordu. gazetelerin "bulduğu" yalan yanlış belgeler, şantaj ve rüşvetle istifaya zorlanan milletvekillerini anlatırken, o dönem kendi çalıştığı gazeteden ve bizzat yaşadığı bir olaydan bahsetti. biraz da programdakilerin gazına gelerek her şeyi isim vererek ifşa etti. çok geçmeden aydın doğan aradı ve can ataklı'ya demediğini bırakmadı. o an türk televizyon tarihinde gördüğüm en ilginç anlardan biriydi. can ataklı kıpkırmızı oldu ve diyecek söz bulamadı. en son "gazeteciliğimin bitti an" gibisinden bir şeyler dedi.
bence o an, o program türk basın tarihinde yerini alacak bir program oldu bile. güç ve iktidar nasıl bir şeymiş, ben dün akşam canlı canlı bunu gördüm. gerçekten bir gazeteciye yazık oldu.

Hiç yorum yok: