19 Temmuz 2010 Pazartesi

kötülük çiçekleri

beni kötülüklerden ne koruyabilir, kim koruyabilir ki? dış etkenlerin verdiği zarardan önce, benim kendime verdiğim zararı hangi güç önleyebilir? beni yaşama bağlayan kablolar yandığı vakit tamir eden yine ben değil miyim? sonunda yorganı kafama çekeceğimi tahmin ede ede sırf merakıma yenilip olmadık şeylerin peşine düşen de yine kendimim. o yüzden suçlayamıyorum ya kimseyi. suçlamam gerektiğinde bile itinayla kaçınıyorum bundan. içimdeki adalet terazisinde havada kalan ben oluyorum. hafif çekmesem şaşardım zaten.

başka bir yol hep vardı. eğer şimdi içim sıkışıyorsa ben yanlış olandan gitmişim demektir.
şimdi otur dersini çalış! bundan ne çıkardın görelim bakalım.
...

halbuki belimize kuşak takanlar onlardı. kem gözlerden, art niyetlerden, kötülüklerden sakınmamızı tembihleyen bizzat kendileriydi. şimdi yüzlerine yanlış olduklarını vursana. "yok yapamam, onlarla mı uğraşacağım, bana ne" der geçerim. benim daha mühim işlerim var. misal:
oturduğu yerden bizi eleştirenlerin, hem de bunu "modernlik" kisvesi altında kadınların yanında yalancıktan yer alarak yapanların anatomik çıkıntılarını kesmeye gideceğim.

yutamadığım lokma için beni suçlayan, bana toplumbilim dersi verenlerin harddisc'lerini yakacağım. araya "vuu-ne-çok-şey-biliyorum-öyle" terimlerinin sıkıştığı uzun cümleleri bağlaçlarla bağlayarak olmaz bu işler diyeceğim. becerebildiklerimin çevreye, beceremediklerimin bana mal edilmesiyle üstümde yaratılan suçluluk hissinin birazcığını bile anlayamaz onlar. "oo-bebek-ben-bunları-çok-iyi-anlıyorum" minvalindeki laflarında sadece sözde "eşitlik" yatar. "aman tanrım, aşmış bitirmiş!" diyerek onun bu topluma fazla geldiğinin vurgulanmasını arzu eder. ne de olsa o elimizi kolumu bağlamaz ya, bizi kafese kapatmaz ya. kafamızı kovaya sokmaz, gücümüzü sınırlamaz, özgürlüğümüzü baltalamaz ya. kaba heriflerin yaptığı şekilde değil de tersten damgalar. bunu yaparken araya sıkıştıracak felsefik/sosyolojik/siyasal kavramları vardır. değersizleştirme politikasıyla demediğini bırakmaz. olmadıkların için aşağılarken, oldukların için dalga geçmeyi ihmal etmez.

rasyonaliteyi yüceltirsin değil mi? rasyonalitene kafam girsin.

Hiç yorum yok: