15 Kasım 2018 Perşembe

minik karalamalar #1: cat power'dan black


ah cat power, ah sevgili chan marshall. ben seni sevdim ama hiçbir zaman sadık bir dinleyicin olmadım. tüm albümlerini dinlediğimi ve bildiğimi de söyleyemem. bilemiyorum, özel bir sebebi yoktu. belki hiçbir zaman henüz chan'a sıra gelmedi, başka kadınlarla oldukça meşguldüm. wong kar-wai sevgim ise çok büyüktü. doğrusunu söylemek gerekirse sesini ilk duyduğum zaman my blueberry nights filmine denk geliyor. the greatest şarkısının güzelliği benim için bugün bile halen etkileyiciliğini koruyor. onca yıldan ve dinlemeden sonra bile. ama çok sevdiğim bir dostum var ki -p.- seni evvelden beri çok seviyor. o birisini seviyorsa o kişiyi benim de sevme ihtimalim yüksek. on beş yaşımızdan beri önce sinema, sonra müzik bilgisiyle bana rehberlik eden p., dostluğumuz yaklaşık yedi yıl önce uzak mesafe ilişkisine evrildiğinden beri bana hep şarkılar ve film isimleri yolluyor, önce manş denizi kıyısından şimdiyse adriyatik kıyısından. dur bir dakika, sen aslında cat power'ı anlatacaktın, nereden romantize edilmiş dostluklara geldin deme, romantizmin en sevdiğim şekli dostluklarla sarılmış olanı. ah bunu yenemedim. bu romantizmin yıllara yayılmış istikrarından, dostların birbirine yazdığı uzun mektuplardan ve yolladığı yılbaşı kartlarından aldığım tatmini başka hiçbir şeyden alamadım. o yüzden sevgili chan, iznin olursa bu güzellemeye biraz daha devam edeyim. inan akabinde yazıyı şarkıya çok güzel bağlayacağım.

p. bana  dedi ki black şarkısını dinle. bu şarkı, cat power'ın yıllar sonra yayınladığı albümü wanderer'daki favori şarkısıymış. dinlemeye başladım. bir kere dinledim, sözlerine dikkat etmeden, müziğin güzelliğine ve şarkının sakinliğine kendimi kaptırarak. sonra bir de sözlerine dikkat ederek ikinci kere dinlemeye başladım. bir- zamanlar-arkadaşı-olan-şimdi-ölü-bir-adamın koşarak merdivenleri çıktığını anlatan kısma geldiğimde gözümden yaşlar boşalmaya başladı. halbuki o gün beni üzen bir olay da olmamıştı ama sanki bir duruma sebep bulmaya çalışırmışım gibi şarkıya ağladım. utanmasam daha da ağlardım. bu ne güzel bir hikaye diye düşündüm. arkadaşından bahsettiği kısım ile başlayan ikinci yarının yoğunluğu tüylerimi diken diken etti. cat power'ın sesinin güzelliği, şarkıdaki ilk "black" telaffuzuna denk gelen kırkıncı saniye, kısa bir öykü okuyormuşum hissi ama aslında sadece dört dakikalık bir şarkı dinlemem beni benden aldı. belki başka arkadaşlarım da dinlemek ister diye yazmadan geçmek istemedim. bu hikaye güzel bir hikaye.

Hiç yorum yok: