bundan iki ay önce bir cumartesi günü içim içime sığmaz bir şekilde kendimi sokağa attığımda ayaklarım beni resim malzemeleri satan bir dükkana götürdü. kendime boyalar aldım. içeride belki bir saat geçirdim. o çeşitten bu çeşide boyalar, kalemler, fırçalar arasında dolandım. dolandıkça resimle olan ilişkimi hatırladım. insan aradan yıllar geçmiş olsa bile tekrardan bisiklete binmeyi nasıl hatırlarsa ben de karalamayı öyle hatırladım. kendim için, hiçbir iddiam olmadan yaptığım karalamalarda ne kadar mutlu olduğum aklıma geldi. özlediğim o tatmin hissiydi. bir şeyi yapıp bitirdikten sonra gelen ferahlama hissini duymak istiyordum ve bunu konuşarak yapmamın imkanı yoktu. ne zaman bir şeyler yazsam lafı hiç kısa kesemiyordum. bir şeyi iki cümleyle anlatmayı hiçbir zaman bilemedim. konuşurken de böyleydi. heyecanla ve şevkle bir şeyleri anlatırken hiç kısa kesmesini beceremedim. ama son zamanlarda kelimeler haricinde bir dil kullanma, bunun mahremiyetinde kendimi saklama arzusu içimde büyüdükçe büyüyor. ben de boyalara sarılıyorum. çocukluk arkadaşımla yeniden aynı şehre taşınmışız da arada kaybettiğimiz o zamanı telafi etmeye çalışıyormuşuz gibi resme doğru koşuyorum. güzel çizgi nasıl çizilir, buna uğraşıyorum. bir yuvarlağın etrafına yapraklar çiziyorum. değişik boyaların peşine düşüyorum. kendimi internetten uzaklaştırıyorum. kimsenin dediğiyle ilgilenmiyorum, facebook gibi insanların ne yaptığını/ne dediğini görebileceğim yerlerden kendimi itina ile uzak tutuyorum. bütün bunlar sebebiyle zihnim kirleniyormuş gibi geliyor.
bazı sabahlar zihnim yorgun bir şekilde uyanıyorum. o zaman günlük hayatta insanlarla muhatap olmak çok zor geliyor. öyle günlerde onları dinlermiş gibi görünüp dinlemiyorum. fiziken buradayım ama aklım başka alemde. dedikleri bir kulağımdan giriyor, ötekinden çıkıyor. son haftalarda sokaktaki insanı merak etmez oldum. görmemek için bakmıyorum. öğrenmemek için okumuyorum. bu ne zamana kadar böyle sürecek bilmiyorum ama güncel olan her şeyden uzak durmak istiyorum. günlük hayatımı devam ettirecek gücü bulabilmem için enerjimi dağıtmamam gerek. bunun için bir süre içinde yaşadığımız kaotik ülkeye bulaşmamak amacındayım. iç dünyamda minimum enerji, maksimum düzensizlikte seyredip termodinamiğin ikinci kuralını hayatıma uygulama eğilimindeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder