20 Eylül 2012 Perşembe

çalışarak kafa dinledi

çalışmanın akıl sağlığını koruduğunu fark etmem çok eskiye dayanmıyor. bunu fark ettiğimden beridir kendimi iyileştirmek istediğimde çalışıyor, bir şeylere emek edip yoruluyorum. yorulmak hayatımı kurtarıyor, akıl sağlığımı korumama yardım ediyor. eskiden, "çok çalışmak mı? bu kesinlikle kapitalizmin insan emeğini sömürmesidir!" derdim fakat bugün böyle düşünmüyorum. tabii ki de çalışmak derken bahsettiğim şeyin insanî koşullarda ve emeğin kıymetinin bilindiği, karşılığını bulduğu bir sistem olduğunu belirtmeme gerek yok. böyle olduğunu varsaydığım bir hayatta, bir insanın en iyi ilacı çalışmak bana göre. bunu kapitalizmden kör olmuş gözlerim ve para hırsına kurban gitmiş insanlığımla söylemiyorum, aklım gayet başımda. zaten ne zaman çalışsam, aklım hiç olmadığı kadar başımda oluyor. insanın hayatını bir şeylerle doldurması gerekiyor ve çalışmak da bunların en etkilisi. geçen gün bir arkadaşıma "insan sağlığı elverdiği sürece çalışmalı" diye bir cümle kurdum, bana aynı başbakanımız gibi konuştun dedi. bunu duyunca bir an irkildim ve gerçekten de öyle konuştum galiba dedim. başbakan beni ilgilendirmiyor ancak bir şeyler üreterek gürül gürül akan hayata dahil olabilecekken kendilerini eve hapseden ya da mecburen hapsolan insanlarla ilgileniyorum. insan boş kaldıkça akıl sağlığı elinden gidiyor. mutluluğun bir şeyler üretmeyle çok yakından bir ilişkisi olduğuna inanıyorum. rahatlamak için kek pişiren, pasta-börek-çörek yapan kadınlar bunun küçük ölçekte bir örneği. "sabahlara kadar çalıştım, dün gece çok uykusuz kaldım, aman tanrım yapacak ne çok iş var" demek, "günler bomboş geçiyor"dan bin kat daha iyi. 

1 yorum:

Can dedi ki...

Deliriyorum dediğin şey, bence delirme değil. Filozofların, yazarların yaşadığı duygu o diye düşünmek iyi geliyo bana. O korkutucu his. Ama yazmakta üretmek gerçi. :)