içten içe yaptığı işin çok büyük ve önemli olduğunu düşünenlere gülüyorum. o yaptığı iş olmazsa diğer insanların yaşayışlarının aksayacağına inananlar var. kendi yaptığı işle bizzat başkalarının hayatına etki ettiğini düşünmek nasıl bir kibirdir aklım almıyor. hep en zor iş onlarınki, en çok yorulan onlar, bir türlü hak ettiğini alamayan ve kıymeti bilinmeyen yine onlar. meslekleri birbirinden ayırmıyorum ve dünyada yapılamayacak bir meslek olduğunu düşünmüyorum.
bilimle uğraşan bazı insanlardaki "burada çok mühim bir iş yapıyoruz" tavrının koca bir yanılsama olduğunu anlayacak kadar gerekli ortamlarda vakit geçirdim. uzaktan cool görünen işler hiç de cool değilmiş, cidden değilmiş bunu anladım. zaten bu kadar yıldan sonra şunu diyebilirim ki bilimin kendisi hiç cool değil. bilim tarihindeki ve günümüzdeki bazı istisnaî biliminsanlarını bir kenara koyarsak, bunun haricindeki kişilerin hepsinin yaptığını ortalama ya da ortalamanın biraz üstü zekaya sahip olan herkesin yapabileceğini düşünüyorum. zaman, emek, sabır ve elbette çalışmayla yapılamayacak bilimsel bir uğraş yok.
bilim ne zaman çok havalı oluyor diye düşündüm de, mesela edebiyatla buluştuğunda gerçekten havalı olabiliyor. ne yazık ki edebiyatçılar ne zaman romanlarında bilimsel içerikli cümleler, tasvirler, benzetmeler yapsalar batıyorlar. üzgünüm ama korkunç bir hataya imza attıklarını söylemeden edemeyeceğim. bunun şimdiye kadar iki-üç istisnasını gördüm ki kendileri zaten pozitif bilim eğitimi almışlar. okuduğum kitap sayısının okumadıklarımın yanında esamesi bile olmaz ancak bu fikrimin zamanla değişeceğini pek düşünmüyorum. edebiyata bilimsel tasviri yedirebilen yazar cidden bir elin parmakları kadar. zaten onlar da büyük yazar oluyor.
bilimin insanlığa hep faydalı işler peşinde koştuğu da koca bir yalan. bilim öyle bir şey ki insanlığı ileri de götürebilir geri de. ancak sanat hep ileri götürür kanımca. hatta aklıma tam bu noktada şöyle bir şey geliyor; bir arkadaşım "bilim yapmaktansa film yapmayı tercih ederim." demişti. bu laf kafamın bir köşesinde kalmış. kendisi bunu söylerken dalga geçmemiş, büyük bir ciddiyetle bilimdeki ikiyüzlülüğü eleştirmişti. zaten bir sürü bilimsel gelişmenin bilimsel hatalardan ve başka bir şey yapmak isterken hiç hesapta olmayan bir şeye ulaşmakla gerçekleştiğini öğrendiğimden beri her şeyin o kadar da kontrollü idame ettirilmediğini anladım; mesela penisilinin tesadüf eseri bulunması gibi, bütün elektrik-elektronik gelişmelerin öncelikli olarak askeri amaçlara hizmet etmesi gibi.
insanoğlunun aradığı şeyin çözümünün bilimde olduğuna inanmıyorum. hatta bazı gereksiz şeylerle vakit harcandığını bile düşünüyorum.
3 yorum:
bi süre daha yazı yazmazsan blogunu hack'leyip bi yazı kendim yazcam. :)
kısa bir seyahatten sonra tekrar döndüm. bana demişsin ama bir baktım, sen de sadece bir tane yazmışsın. çınk çınk çınk.
bende tatile çıktım gibi bişi. sıcakta yazamıyorum bide hep olan bişey bu. ki izmir insanların buharlaştıracak kadar sıcak bugünlerde. ondan kolaj filan yapıyom yaratıcı olmak adına :) paylaşıcam bitince burda. sırasıyla olmadı ama 2 yazını yorumunu okumadan bitirdim bile :)
Yorum Gönder