25 Mart 2011 Cuma

saçların


gelip geçici güzelliklere elimden geldiğince takılmamayı becerebiliyorum. sadece gördüğüm bir güzelliğin peşinden gitmek biraz boş beleş geliyor. en azından artık böyle geldiğini rahatça söyleyebilirim. karşımda duran şeyi kendi çabamla anlamlandırıyorum; hem kendi çabamla hem de ortak çabamızla. olmaz değil ama; hiçbir elbisenin peşinden ölesiye koşacak değilim. enerjimi başka şeylere harcamayı yeğlerim. tıpkı bu anlayışla, sırf saçları güzel diye bir adamı yere göğe sığdıramamak da hiç bana göre değil. artık o yaşları çoktan geçtik azizim. en fazla beğenirim, birkaç kere hayran hayran bakarım o kadar.

böyle diyorum demesine de, kapağına bakıp kaset satın almak gibi ya da isminden etkilenip romana başlamak gibi bir şey yaptım yakın zamanda. yukarıdaki resmi gördükten sonra bu adamın müziğiyle tanıştım. bu resmi gördüğümde kurt vile'in saçlarına bir süre baktım; "ne kadar güzel saçlar böyle" diye düşündüm. sonra döndüm bir daha baktım. bu güzel saçları onun sahibinden bağımsız olarak sevdim. ardından bende yarattığı etkiyi anlamlandırabilmek için kendisinin müziğini dinlemek istedim. önce saçlarını, tanışınca da müziğini sevdim. smoke ring for my halo albümünü dinleyip durdum. bir pazartesi sabahı evden çıktığım gibi kulaklarıma taktığım bu albümün daha ilk şarkısını duyar duymaz, bir şeyi parçadan bütüne gider gibi sevmenin mümkün olduğunu hatırladım.

albümdeki en sevdiğim iki şarkıdan biri: runner ups
diğeriyse my baby's arm

2 yorum:

Sade dedi ki...

saçları kadar güzel.

kukuletalı dedi ki...

ikisi bir aradayken etkisi katlanarak artıyor.