vogue 2011: "janis gözlükleri, savaş boyası ve kızılderili başlığı bu yaz hiç moda değilmiş."
doğaya karşı yaşamaktansa doğayla beraber yaşamayı tercih ediyorum. ona hükmetmeye çalışmak saçma bir uğraş. doğaya rağmen değil, doğayla birlikte hayat sürer. mühendis arkadaşlar, hesapları verdikleri hata payı aralığında çıkmayınca yenildiklerini kabul etmeliler. bu ne hükmetme arzusudur böyle? insanı doğayla uyumlu yaşamaya yöneltmek yerine, doğayı insana göre şekillendirme anlayışının artık beni sıktığına karar verdim. nükleer enerjinin ne kadar yararlı olduğunun anlatıldığı bir dersim var corç, enerji sorunu yaşadığında oraya iki reaktör koyuveriyorsun; hooop diye çözülüveriyor sorun. bunları yaparken sadece bilgilerine güveniyor insanlar, doğaya hürmet ettikleri yok. oysaki benim en çok inandığım ağaçlar. bazılarınınsa altlarındaki jipleri. çoğu zaman içimden arabaları sivri bir şeyle çizmek geliyor, hele de hayvan gibi jipleri. evrende o koca arabasıyla koca bir yer kaplama lüksünü kendinde gören insanlara tahammül edemiyorum. jipi olan insanları daha tanımadan sevmiyorum. onların ne kadar bencil olduğuna dair bir önyargım var. bir de o koca arabalarıyla güç gösterisinde bulunduklarına dair bir izlenimim. "koca bir fabrikanın yanında bir adet jipin havayı kirletme miktarı nedir ki?" gibi şeyler ise bana inandırıcı gelmiyor. birey olarak üstüne düşeni yapmadıktan sonra ve o koca jipten vazgeçemeyecek kadar kendini şımartan bir insan olduktan sonra sana karşı önyargımı ortaya attığın hiçbir tez değiştiremeyecektir corç. neyse, ben bana ilham veren şeylerin yardımıyla doğa hakkında düşünmeye devam edeceğim. kızılderili başlığım, let england shake albümüm ve doğayla uyumlu tişörtüm ile uzaklardan selam ederim. nükleer yanlısı bilim dünyasının ise alacağı olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder