11 Aralık 2010 Cumartesi

sakalını kesmeyi bırakan adam

anlattığımda komik gelmeyebilir ama aklıma gelen komik bir-iki şey var. onlardan bahsetmek isterdim ama bir süredir içinde bulunduğum hali yansıtmak daha kolay geldi sanırım. komik şeylerden bahsetmeyi sonraya bırakacağım. belki de hiç bahsetmem.

şu anda bir erkek olsaydım, sakalımı kesmeyi bırakır ve uzatırdım. yüzümün biraz kapanmasını sağlayarak kendi içime dönerdim sanırım. içe dönmenin tek göstergesi erkek olup sakal uzatmak değil elbette ama bu fikrin bugün için bana yakın geldiğini hissettim. daha önce sakal uzatmanın gelebileceği manayı derinlikli olarak düşünmemiştim. sakalını kesmekten vazgeçen bir adamın yorgunluğunun ve her şeyi nadasa bırakmış halinin bu denli farkında değildim. müziklerini dinlediğim adamların google images'de resimlerini aratırken, sakallı resimlerine uzun uzun baktım. birçoğunun dağınık saçı, sakalı, sıradan bir tişörtü ya da gömleği vardı. o halleriyle bana çok yakındılar. vitrinde gördüğüm topuklu ayakkabılar güzeldi ama ben kendime onları halen çok uzak hissediyordum. kar botlarım şimdilik beni idare ediyordu.

Hiç yorum yok: