15 Haziran 2009 Pazartesi

Murakami diyor ki:


"And I'm just going to keep on getting stronger. I'm going to mature. I'm going to be an adult. Because that's what I have to do. I always used to think I'd like to stay seventeen or eighteen if I could. But not anymore. I'm not a teenager anymore. I've got a sense of responsibility now. I'm not the same guy I was when we used to hang out together. I'm twenty now. And I have to pay the price to go on living."

Haruki Murakami, Norwegian Wood, 2000, sayfa 248, Vintage International Original

Bunları diyen kitabın kahramanı olan Toru. Kendisi yaşıtım olur. Onun yaşındaki oğlanları düşününce kendisini takdir ediyorum. Genellikle bu yaştaki oğlanlar her şey ayaklarına gelsin isterler. Çamaşırları yıkansın, dolaplarına konsun. Yemekleri ısıtılıp, önlerine gelsin. Çay bardakları doldurulup, masalarına getirilsin. Meyveleri soyulsun, tabaklarına konsun. Antep fıstığının kabukları çıkarılıp, avuçlarına konsun. Annelerinin bebekleri! Hep böyle yetiştiriyorlar paşa oğullarını. Sonra büyüyünce de bir şey değişmiyor bu çocuklar için. Bu sefer de karısından hizmet bekleyen annesinin biricik oğlu. Peh! Hatta bir de öeh!
Kınıyorum ve agresifleşiyorum mütemadiyen. Sorry dude ama fuck off!

Hiç yorum yok: