27 Ekim 2013 Pazar

soran olursa polis yaktı dersiniz


bir devlet kendi üniversitesinden ancak bu kadar nefret edebilir, kelimenin tam anlamıyla ancak bu kadar. okul cayır cayır yanıyor. bir akrep ve bir toma 26 ekim 2013 günü odtü'ye girdi. bu kayıtlara geçmeli. kampüsün üstünde sürekli bir helikopter uçuyor ve yurtların içine kadar biber gazı doluyor. bu hükümetin yaptığı şeylere şaşırmayı çok uzun zaman önce bırakmıştım ama hala bir şeyler karşısında dehşete düşebiliyorum. daha kötüsü olamaz dediğim her an daha kötü bir şeyle karşılaşıyorum. okulum cayır cayır yanıyor. evet, olay bir ağaç meselesi olmaktan çıkalı çok oluyor. ben bu insanların yapabilecekleri karşısında korkuya kapılıyorum. devletin kendi öğrencisine, kendi üniversitesine duyduğu nefreti aklım hafsalam almıyor. bugün 26 ekim, bir akrep ve bir toma kampüse dalıyor. polis bir arkadaşımızı ateşlerin içine atıyor. haziran ayında ölen gençleri düşününce buna elbette ki şaşırmıyorum. sadece tek diyebildiğim bu ne büyük, ne bitmez öfkeymiş. 

ne ara o yolu yaptılar anlamadım, cidden anlamadım. bir gün baktım orası ormanlıktı, bir gün baktım orası koca bir yol olmuş. sadece asfalt dökmeleri kalmış. hayatımda bu kadar hızla yapılan ne bir yol ne bir inşaat ne de başka bir yapı gördüm. adamlar koca yolu göz açıp kapama süresince yaptılar. 

24 yaşındayım ve 20 yıldır belediye başkanı bu adam. 
24 yaşındayım ve 12 yıldır iktidarda akp. 
hangi ortamda büyümüşüm? gençliğimi kimlerle geçirmişim? bizim gençliğimize yazık. işte bu gerçeğin içine edeyim. 

benim yalnız ve güzel okulum bir başına direniyor. bu laf hiç bu kadar anlamlı ve yerine uygun olmamıştı; yalnız ve güzel okul. odtü öylesine yalnız ki duyduğum yalnızlık öfkemi bastırıyor. ne yazık ki kimsenin okulda neler olup bittiğinden haberi yok.