1 Aralık 2012 Cumartesi

#18

bir türk yazarının tuğladan hallice meşhur kitabını okuduğumda liseye gidiyordum. o zaman o kitabı okuyunca insanın kendi boynuna ipi geçireceğini düşünen bir hocam vardı. kitabı bitirince allahallah ya, ben okudum ama hiç de ölesim gelmedi diye düşünmüştüm. şimdi olsa o kadar kısa sürede o kitabı hayatta bitiremem ama maalesef ki kişisel zayıflıklarımızdan biri olan ego tatmini dediğimiz şeyi, "ben vakti zamanında o kitabı okudum" diyerek yapabilirim. geçenlerde nedense aklıma bu kitap geldi. o zaman değil ama şimdi okusam belki önümde uzanan yıllar için umutsuzluğa düşer ve bunalıma girebilirdim. o yüzden iyi ki henüz hiçbir şeyden haberim yokken okumuşum. 

kendime çokça soruyorum, bu gittiğim yol istediğim yol mu diye. istediğim mi bilmiyorum ama en iyi bildiğim yol bu olduğu için devam ediyorum. iyi kötü bir şekilde emek verdim diyerek devam etmek kolayıma geliyor.  bu bahsettiğim yazarla aynı eğitim disiplininden geçmiş biri olarak, hayata karşı takındığı gerçekçi ve karamsar tavrı anlayabildiğimi düşünüyorum. belki de yine bir ego tatmini sağlayarak, kendimle yazar arasında ortak bir nokta yakalamaya çalışıyorum. rasyonaliteye, denklemlere, input-output ilişkisine gömüldükçe aslında ne kadar yalnız olduğumuzu fark ediyorum. rasyonaliteyle törpülenen zihnimde; almadan vermek, karşılıksız sevmek, bir ömür beklemek gibi kavramlar anlamsızlaşıyor. kendimi değerli hissetmediğim arkadaşlık ilişkilerinden uzaklaşıyor, olmayacağını bildiğim bir şeyin peşinden gitmiyorum. 

p. ile ideallerimiz ve yapacaklarımızın çok da örtüşmediği hayatlarımız üzerine konuşurken, aslında istediğimiz şeylerin son derece basit şeyler olduğunu fark ettik. ne zenginlik ne de itibar umrumuzdaydı. zaten elini sallasan mühendise denk geldiğin bir ülkede böyle şeylerin gerçekten hiçbir önemi yoktu. meslek hayatının beşinci yılında işinden istifa edip dünyayı gezen bir adamın hikayesini bizzat arkadaşından dinledikten sonra, gelecekte olmak istediğim insanı buldum. yazar gibi ölüm üstüne yazabilirdim ama henüz hayallerimden vazgeçmiş değilim. zaten tek bir hayalim var, başka bir şey de umrumda değil. para da bunun için lazım.

2 yorum:

Can dedi ki...

Tuğla demek yerine Tutunamayanlar deseydin de olurmuş :) Neden ismini vermediğini merak ettim?

kukuletalı dedi ki...

neden isim vermedim, bilemedim. içimden gelmedi sanırım. belki de kitap hakkında değil de daha çok kendimle ilgili yazdığım içindir.