20 Ocak 2009 Salı

bilemem


güneşe çıktığında saçının rengi açık görülür ya, ışık saçlarında parlar ve birkaç farklı tonda renk ortaya çıkar. bu renk gerçek midir, yoksa sadece bir yanılsamadan mı ibarettir, bilemem. belki gerçek olan bu renktir ve güneş bunu görebilmeni sağlamıştır. belki de gerçek değildir, saçın ışık altında o denli parlar ki farklı bir renk olarak algılarsın. gün olur, güneş doğar; gece olur lambaları yakarsın, her şey bir anda aydınlanır. karanlıkta görmediğin şeyleri görürsün. bildiklerine ise başka bir açıdan bakarsın. gerçek olan o aydınlık hal midir, yoksa gözünün kamaşmasından ne gördüğünün farkında değil misindir? belki ışık sana yardımcı olan bir kılavuzdur. belki de başını döndürüp, yolunu saptıran bir yoldan çıkarıcı. gün olur, ortalık aydınlanır; sen yatağından çıkar, hayata karışırsın. yapmak istemediğin şeyleri yapar, gitmek istemediğin yerlere gidersin. söylemek istediklerini söyleyemez, söylenmesi gerekenleri dile getirmeyi gayet güzel becerirsin. kafan öyle karışıktır ki ne istediğini kendin bile bilemezsin. ne yapmak istediğine karar vereceğin anı beklersin. gece uyurken mi mantıklı karar alınır, yoksa gün ağarıp da kendi yarım kürendeki insanlar ayağa kalınca mı, bilemem. gün vakti etraf seslidir, gece ise sessizdir. gündüz gözüyle mi iş yapılır, yoksa yarasalar uçarken mi?

kahve içersin zihnin açılır. keskin koku ve tat kafandaki bulutları dağıtır. o zaman mı daha doğru düşünürsün, yoksa her şeyi akışına bıraktığın kendi sade-saf-kafeinsiz kafanla mı, bilemem.

Hiç yorum yok: