birkaç ay önce lens kullanmaya başladım ancak eve gelince yine gözlüğüme dönüyorum. zaten lens de tamamen estetik kaygılardan kullanmaya başladığım bir şey. gözlüğü bir türlü kendime yakıştıramıyorum, o yüzden. gözlük çerçevemin sol sapı yaklaşık bir ay önce kırıldı. yerinde ama düştü düşecek gibi, öyle gevşek ki yüzümü azıcık aşağıya doğru eğsem yere düşüveriyor. bir ay önce yaptığım tren yolculuğu esnasında kırıldı. uyurken gözlüğümü fark etmeden taç takar gibi kafama takmışım, sonra birden çat diye bir ses duydum. bir baktım kafam tren camına çarpmış ve gözlüğüm kırılmış. o gece bir konser izleyecektim ve kırık gözlükle izledim. nasılsa dönünce yaptırırım dedim. üstünden yaklaşık bir ay geçti, hala kırık gözlüğümü kullanıyorum. çünkü gözlüğümün sol sapının kırılması şu an için hiç umrumda değil. bir aydır değil. neden bilmiyorum, işimi görüyor oluşu şimdilik bana yetiyor. herhangi bir gözlükçüye girip, şu sapı sıkıştırabilir misiniz desem, hayır diyen biri çıkmaz. sonra gözlüğüm hallolur ve borcum ne kadar dediğimde muhtemelen ne borcu derler. ben de o an mahçup olurum ve utanırım diye tahmin ediyorum. gözlüğümü aldığım yer ise yolumun üzerinde değil, gitmeye üşeniyorum. diğer gözlükçüler de fazla iyi niyetli, şu anda mahçup olduğum bir sahnenin içine kendimi koyamıyorum. kafam o kadar dolu ki, bütün bunların arasında gözlüğümü hiç ama hiç umursamıyorum. öyle umrumda değil ki anlatamam.
2 yorum:
bak burada uzun bir gozluk kirilmasi yazisi var, altinda da nicesi. yalniz degilsin. http://ttku.blogspot.com/2009/12/guc.html
yil 2009 !
gözlüğün kırılmasına rağmen umutlu olduğun için harikaymışsın. umarım şimdi iki yıl öncesinden daha az üşüyor, hala bitki çayı içiyor ve artık özlem çekmiyorsundur.
bu arada en son anonim olarak yazan arkadaşın hayalgücünü takdir ettim. deniz gözlüğünün lastiğini çıkarıp kendi gözlüğüne takmaktan bahsetmiş. vay anasını kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. çok fantastik.
Yorum Gönder