şimdi iki tane uyku hikayesi anlatmak istiyorum. bir tanesi geçen haftadan kalma. kütüphanede ayşe ile çalışıyorduk, ayrı masalarda. benim yanımda bir çocuk oturuyordu (sanırım kendi yaşımdaki erkeklere halen çocuk deme yaşını geçemedim, üzgünüm). sonra eşyalarını bıraktı ve kalktı. o sırada ayşe, yanıma "şu soruya bir baksana" diye geldi. ben soruya bakarken de yanımdaki çocuğun yerine oturdu. ben soruyu yapmakla uğraşırken aradan on beş-yirmi dakika geçti. ardından "bak ayşe, galiba şöyle yapmalıyız" diye sağıma bir döndüm, ayşe uyumuş! kollarını masaya dayamış, başını da üstüne koymuş, uykuya dalmış. bunu görünce tebessüm ettim ve hiç uyandırmadan kendi kitabımın başına döndüm. aradan bir on beş-yirmi dakika daha geçti, sonra yanımdaki yerin asıl sahibi olan çocuk geldi. sessizce bana dedi ki, "pardon, arkadaşın herhalde?" ben de aa, uyandırayım dur dedim. o da, yok uyandırma, ben defterimi alıp gideyim, başka yer bulurum, dedi. sonra çevremize bir-iki saniyelik zaman diliminde şöyle bir göz attık, hiç boş yer yok. "yok olmaz, ben uyandırayım" dedim ve elimi ayşe'nin sırtına koydum. sessizce ayşe diye seslendim. ilk başta ne olduğunu anlamadı, sonra uyandı ve aa pardon dedi. öyle derin uyumuş ki, defterin teli yüzüne gelmiş ve hiç fark etmemiş. yüzünde komik bir iz olmuş. sonra ayşe yanımdan kalktı ve yerine gitti. çocuk yanıma oturdu ve "kusura bakma, arkadaşını da uyandırdık ama" dedi gülümseyerek. ben de olur mu öyle şey, orası senin yerin, ne demek dedim. sonra çalışmaya devam ettik.
***ikinci anlatacağım hikaye ise dünden, bu sefer uyuyakalan benim. okuldan kızılay'a gitmek için otobüse bindim. sıcaktan ve yorgunluktan öyle mayışmışım ki cam kenarında uyuyakalmışım. bir an gözümü açar gibi oldum ve yanımda oturan kızın, telefonda ettiği "şimdi beş otobüsüne bindim, kampüse dönüyorum" cümlesini işittim. bir an nasıl ya dedim. kampüse mi dönüyormuş? sonra gözümü bir açtım ve baktım ki ben aynı otobüsle gerisin geri okula dönüyorum! meğersem otobüs kızılay'a gelmiş, yolcularını indirmiş, yeni yolcularını bindirmiş ve tekrar okula dönüyor. yolu yarılamışız bile! hemen ilk durakta indim ve indiğim yerden kızılay'a kadar yürüdüm. canım bir daha otobüse binmek istemedi, yürürken biraz da açıldım. sonra kendi halime güldüm. otobüste uyuyakalıp da ineceği durağı kaçıran, hatta geldiği yeri geri giden bir insan olmaya çok müsait biriyim. kendime güldüm gülmesine ama hiç şaşırmadım.
otobüs hikayelerim devam edecek.
otobüs hikayelerim devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder